Temmuz, 2008 için Arşiv
Yurttan Sesler #1
Yazan: flamboyantstriker Temmuz 27, 2008
Yazı kategorisi: Yurttan Sesler | 2 Yorum »
Xabi Alonso iddiaları
Yazan: flamboyantstriker Temmuz 26, 2008
Aurelio gittikten sonra Aragones o bölgeye oyuncu istediğini dile getirdi. Nerden çıktıysa birden herkes Xabi’yi konuşmaya başladı. Sadece bizim basınımız değil İngiliz ve İspanyol basını da bu yönde haberler yaptı. Resmi sitede yalanlanmaması de Fenerbahçe taraftarının yüreğinin pır pır etmesine yetti.
Transferle ilgili olarak, Liverpool forumlarında görüldüğü üzere taraftarlar Xabi’nin takımdan ayrılmasını istemiyorlar.
Mirror’ın haberine göre Fenerbahçe £12 milyon önerecekmiş Liverpool’a. Kırmızılar ise £18 milyona Barry ile anlaşmak üzereymiş. Bu transferin doğru olabileceği ihtimalini birazcık daha arttırsa da, Aston Villa Barry’i satmak istemiyor. Bu durumda Xabi’nin takımdan ayrılmasına gerek yok.
Çok çok küçük bir olasılık. Fenerbahçe’ye gelene kadar İngiltere, İspanya ve İtalya’dan bir sürü taliplisi çıkar. Tabi, keşke gelse…
Yazı kategorisi: Transfer Haberleri, Türkiye'den Futbol, İngiltere'den futbol | » yorum bırak;
Ortega F.C. Dallas’a mı?
Yazan: flamboyantstriker Temmuz 26, 2008
Bir sitede böyle bir söylenti gördüm dolaşırken. Rivayete göre Dallas’lılar görüşmeler için Arjantin’e gitmiş bile. Ortega gönülsüz haliyle. Fakat başkan sağlam bir teklif yakalarsa gözünü kırpmaz diyorlar. Bence gitmesin, River Plate’de bıraksın. Tahmin ediyorum, taraftarları da benimle aynı görüştedir.
Yazı kategorisi: Transfer Haberleri | » yorum bırak;
Berbatov ve Robbie Keane
Yazan: flamboyantstriker Temmuz 26, 2008
Tottenham’dan bahsetmişken devam ediyim dedim. Manchester United Berbatov için adeta saldırıya geçti. Uçuk rakamlar konuşuluyor transferle ilgili. Berbatov’un da gönlü varmış, fakat kendi ağzından duymadığım için inanmak istemiyorum.
Berba’nın forvetteki kankasına da kırmızılar merak sarmış. Crouch’un takımdan ayrılmasından sonra yedek golcü mü arıyorlar nedir? Gerçi David Villa ile de ilgileniyorlardı, fesatlık yapmıyım. Keano da gitmesin. Juande Ramos’un seneye hangi taktik dizilişle sahada olacağına bağlı tabi her şey…
Yazı kategorisi: Tottenham Hotspur, Transfer Haberleri, İngiltere'den futbol | » yorum bırak;
Chimbonda ve Tainio Sunderland’de
Yazan: flamboyantstriker Temmuz 26, 2008
Ramos kendi kadrosunu kurmak için elindekileri göndermeye başladı. Alan Hutton’ın alınmasından sonra, yedek kalan Chimbo Sunderland ile anlaşmış. Roy Keane, heyecan verici bir transfer olarak nitelendirmiş ve çok memnun olduğunu belirtmiş. Ondan önce de Teemu gitmişti. Roy Keane’in listesinde 2 Tottenhamlı daha varmış. Yeter artık, bırak da başkaları alsın diyorum.
Yazı kategorisi: Tottenham Hotspur, Transfer Haberleri, İngiltere'den futbol | » yorum bırak;
Nihayet!
Yazan: flamboyantstriker Temmuz 26, 2008
Yazı kategorisi: Tottenham Hotspur, Transfer Haberleri, İngiltere'den futbol | » yorum bırak;
Rahatsızlıktan dolayı…
Yazan: flamboyantstriker Temmuz 26, 2008
Blogun temasını sık sık bızıklıyorum, çevreye verdiğim olası rahatsızlıklardan ötürü özür dilerim. Bu temada karar kıldım, lakin banner denilen meretler nedense olmuyor. Üstteki Flamboyant Striker yazısı fazlaca sikko duruyor farkındayım. Fikri olan beri gelsin.
Yazı kategorisi: Uncategorized | » yorum bırak;
Yeni sezon bilet fiyatları (Fenerbahçe)
Yazan: flamboyantstriker Temmuz 25, 2008
Fenerbahçe resmi sitesinden yeni sezon fiyatları için ipucu olacak 2 maçı biletlerinin satışa çıktığını duyurdu. Bunlardan ilki Shakhtar Donetsk ile oynanacak hazırlık maçı. Kale arkası tribünleri olan Migros ve Telsim‘de fiyatlar 33 YTL!
Bir hazırlık maçı için bile 33 YTL fiyat biçmek, yönetimin taraftarı soymasıdır. Bu tip maçlarda, sembolik bir ücret alınır ve normalde maça gitmek için durumu olmayan insanlar, hem stadı hem takımı görme fırsatı bulurlar. Bu sayede takım halka, halk takıma yakın olur. Diğer tribünlerin bilet fiyatları ise şöyle sıralanyor:
Fenerium Alt B – F Blok: 165,00 YTL
Fenerium Alt C – E Blok: 190,00 YTL
Fenerium Alt D Blok: 240,00 YTL
Fenerium Alt G Blok: 110,00 YTL
Fenerium Üst Trb.: 66,00 YTL
Sezon öncesi maçının 33 YTL olduğu bir durumda, şampiyonlar ligi ön eleme maçının ondan aşağı kalır bir yanı olamazdı, olmamış zaten! MTK Budapeşte gibi bir dünya takımını(!) Fenerbahçe karşısında izlemenin bedeli en az 66 YTL! Buradan da anlaşılıyor ki bu sene derbi maçlar ve şampiyonlar ligi maçları 66 YTL’den başlayan fiyatlarla izlenebilecek lakin, Lig TV başında izleyenlerin sayısı bir hayli artacak. Diğer tribünlerin bilet fiyatları ise şöyle:
Fenerium Alt B – F Blok: 255,00 YTL
Fenerium Alt C – E Blok: 305,00 YTL
Fenerium Alt D Blok: 315,00 YTL
Fenerium Alt G Blok: 205,00 YTL
Fenerium Üst Tribün: 132,00 YTL
Maça girmeden önce yapılan aramalarda, çakmak ve bozuk paralarla birlikte cüzdanlar da alınsın. Fenerbahçe eskiden halkın takımıydı. Her kesimden insan statta izlerdi Fenerbahçe’yi, televizyon başında değil. Bu tip bir ücretlendirme yapan yöneticiler, ya bu ülkede asgari ücretin kaç lira olduğunu ve açlık sınırında kaç kişinin yaşadığını bilmiyor, ya da zengin bir taraftar profili yaratmaya çalışıyor. Unutulmaması gereken bir şey var ki, takımlar taraftarındır! Çubuklu olsun, parçalı olsun, düz olsun… Lisanslı veya lisanssız olsun… Taraftarın üzerinden o formayı çıkarmaya kimsenin gücü yetmez! Kalbinden o sevgiyi çıkarmaya kimsenin bir tarafı yemez! Fenerbahçe yönetimi bir an önce daldığı derin uykudan uyanmalı daha doğrusu uyandırılmalıdır!
Yazı kategorisi: Türkiye'den Futbol | » yorum bırak;
Formalar
Yazan: flamboyantstriker Temmuz 25, 2008

Mağlumunuz bu günlerde Cristiano Ronaldo’nun Real Madrid’e gitme durumu herkes tarafından konuşuluyor. Bir yanda Ronaldo için ‘Köle’ diyenler, diğer tarafta bu işin profesyonellik kisvesi altına rahatlıkla sığacağına inananlar…
Artık transferlerde kulaklarımıza inananmayacağımız kadar büyük rakamlar dönüyor. Ülkemizdeki son örneği Güiza. Bu fiyatların en önemli sebeplerinden biri de futbolcuların çok fazla öne çıkması. Bilgiye erişimin bu kadar kolay olmasıyla tabii ki herkes futbolcuları tanıyacaktır. Tanımalıdır da… Bahsetmek istediğim bu değil. Takımların önüne geçen veya geçirilen futbolcular.
Futbol bir takım oyunudur ve takımlar 1 kişiden oluşmaz. Sahaya 11 kişi çıkar ve futbolunu oynar. Zaten takım olamayan kulüplerde başarıyı yakalamak hayli zordur.
Bu 11 adam sahaya çıkarken bir takımı temsil ederler, bu takım için oynar ve kazanmak isterler. Taraftarlar takım için ordadır, herhangi bir yönetici veya futbolcu için maça gelmezler, renkler için, forma için ordadırlar. Fakat günümüzde bu olay öyle bir hal aldı, daha doğrusu aldırıldı ki içten içe üzülmekten başka elinizden hiç bir şey gelmiyor.
Futbolcular sahaya kendileri için çıkar oldu. “Takım 1 gol atıp kazanacağına, ben 3 gol atayım da yenilse de olur” düşüncesi aldı başını gitti. Para için yapılır oldu her şey, bunların hepsine de ‘Profesyonellik’ adı verildi. Formaların arkasına isimler yazıldı çok lazımmış gibi. İsimler formanın önüne geçti.Eskiden gol atılınca formadaki şanlı amblem öpülürken, şimdi arkadaki isimler gösterilmeye başlandı. O formayı giymek için can verecek insanların, forma üzerinden prim yapıldığını gördükçe mideleri bulandı.
Yöneticiler ise, transferde büyük isimleri büyük fiyatlara takıma kazandırarak, daha fazla seyirciyi tribüne çekmeye çalıştı. Ticarethane işlettiğini sanan bu yöneticilerin peşinden gidenler oldu. Daha sonra sürüye katılanlar… Ve bu insanlar doğru olanı yaptıklarını düşünmeye başladı ki artık bu noktadan sonra dönüş çok zordu.
Futbol giderek endüstriyelleşiyor. Bunun sonucunda maddi olarak kendini güçlü tutan ekipler, başarıya bir adım daha yaklaşıyor. Çünkü futbolcular para için her takımda forma giyebiliyorlar. Para için ruhunu satmak derler ya aynen öyle.
Maddi olarak güçlü olmak için sponsorlar bir numaralı etken. Kulüplerin, futbolcuların hatta statların sponsorları var artık. Stat sponsorları demişken doğruluğu kesin olmasa da bir arkadaşımın bahsettiği bir olayı aktarayım. Galatasaray’ın UEFA’yı aldığı sene Carlsberg, Danimarkalı bira markası, Galatasaray’a bir teklifte bulunuyor. Ali Sami Yen’in yerine size bir stat yapalım. Lakin tek bir şartları var. O da stadın adının Carlsberg Arena olması. Tabii ki Galatasaray tarafından kibarca reddediliyor.
Bir de Fenerbahçe’nin böyle bir olayı var teklifte kalan. Birileri (kim olduğunu hatırlamıyorum) Şükrü Saracoğlu Stadının adının Aziz Yıldırım Stadı olarak değiştirilmesini istedi. Yuh! Olmadı haliyle…
Sponsorlara dönelim. İlk olarak göğüs bölgesinde, daha doğrusu karın bölgesinde başladı forma sponsorlukları. Daha sonra kimi takımlar kol bölgesine ve göğüs bölgesine sponsor almaya başladılar. Yavaş yavaş formula 1 pilotlarının giydiği kıyafetlere döndü formalar. Her yanlarında sponsor amblemleri, formaların asaletine gölge düşürdü. Torino çok sevdiğim bir kulüp. Formalarındaki reklamlarsa takımdan soğutacak cinsten.
Her şeyden öte kutsal saydığımız o renklerin üstünün kapatılması ne pahasına olursa olsun, taraftarların karşı olacağı bir durum. Şayet Barcelona gibi yaparsanız bu işi amenna. Sonuçta faydalı bir iş için, gelir gözetmeksizin reklam aldılar ve tüm dünya tarafından alkışlandılar.
Artık kulüplerin amatör branşlarının isimlerinin bile, para uğruna, değiştirildiği şu günlerde formalardaki reklamların pek kimsenin umrunda olduğunu sanmıyotum. “O forma kutsaldır, nasip olmaz herkese!” diye yırtaduralım kendimizi, kutsal gördüğümüz şeyler için bile para konuşuyor. Yazık…
Forma numaraları da 1′den 99′a kadar oldu. Eskiden 9 numara dedin mi santrafor akla gelirdi. Şimdi ise kaleci bile 9 numarayı alabiliyor. Eskiden daha güzel, daha sadeydi…
Yazı kategorisi: Her şeyden bir parça | » yorum bırak;

